Son Güncelleme 14 Haziran 2019

Jyväskylä Üniversitesi (Finlandiya) İşletme ve Ekonomi Fakültesinden Dr. Aijaz A. Shaikh, bilimsel dergide yayın öncesi yapılması gerekenleri ve uzak durulması gereken tehlikeleri açıklıyor. Bilimsel dergide yayın için önerilen bu tavsiyeleri kullanarak bilimsel makalenizin kabul ihtimalini yükseltebilirsiniz.

Bilim insanları olarak, bilimin ilerlemesini sağlayan yüksek kaliteli araştırma yapmaya çalışırız. Özgün hipotezler olduğuna inandığımız, sağlam veriler üzerindeki çalışmalarımızı temel alan ve uygun bir araştırma metodolojisi kullanan şeyleri ileri süreriz. Daha sonra da yayınlamak için makalemizi hakemli dergiye göndeririz. Bir çoğu için bu aşama araştırmanın en zor kısmıdır.

Yedi yıllık araştırma ve öğretim hayatımda, bilimsel makale hazırlama ve gönderme sürecinde genellikle yayının reddedilmesine sebep olan birçok eksiklik gözlemledim. Bu eksikliklerin farkında olmak bilimsel makalenin yayınlanma şansını artırıp araştırma profilinizi ve kariyer gelişiminizi destekleyecektir.

Bu yazıda, doktora öğrencilerine ve diğer genç araştırmacılara yönelik ortak tehlikeleri tanımladım ve daha etkili makale hazırlamak için yararlı çözümler sundum. Bilimsel makalelerinin kısa iletişim, derleme gibi birçok çeşidi olmakla beraber , bu genel bilgiler ister nitel isterse nicel olsun tam bir makalenin (literatür taraması da dahil olmak üzere) yönetim, eğitim, bilgi bilimleri ve sosyal bilim disiplinlerinin bakış açısından hazırlanmasına odaklanmıştır. 

Bilimsel dergide yayın yapmak büyük ölçüde rekabete dayanan bir olaydır ve bir reddin arkasında birçok sebebin olduğunu anlamak önemlidir. Dahası dergi hakemliği süreci, yayınlamanın olmazsa olmazıdır çünkü hiçbir yazar makaledeki tüm sorunları belirleyip ele alması mümkün değildir.

1. Bilimsel dergide yayın için acele etmeyin

Elsevier Connectteki ilk yazımda (Five secrets to surviving (and thriving in) a PhD program) bilim insanları araştırmalarının ve doktora çalışma kariyerlerinin başlarında yazmaya başlamalarını gerektiğini vurgulamıştım. Bu sır, çalışmanızın sonuçlarını aldığınız anda makalenizi yayına göndermeyi gerektirmez. Yazarlar bazen dergi editöründen ve hakemlerden gelen geri dönüşleri, çalışmalarının eksiklerini gidermek için fırsat olduğuna inanmaktadırlar.

Proaktif bir yaklaşım ve tutum, reddedilme şansını ve hayal kırıklığını azaltacaktır. Mantıklı bir iş akışı bütün araştırma faaliyetlerini yönlendirir ve bilimsel makale hazırlanırken de izlenmesi gereken bir yoldur. Bu tür faaliyetler içinde makalenizi dikkatli bir şekilde farklı zamanlarda ve hatta farklı yerlerde tekrar okumak vardır. Tekrar okumak, araştırma alanında gereklidir ve makalenin en genel sorunlarını ve eksikliklerini belirlemeye yardımcı olur aksi halde gözden kaçırma ihtimali olabilir. İkinci olarak, makalemi arkadaşlarımla ve bağlantılarımla paylaşıp onlardan geri bildirim istemeyi çok yararlı bulurum. Böylece  hakemler için kesinlikle açık olmasını istediğim makalenin bölümleri vurgulamış olurum.

2. Bilimsel dergide yayın için uygun satış yeri seçin 

Makalemi göndermek için uygun dergi hakkında da arkadaşlarıma sorarım, makaleniz için doğru dergi bulmak kabul edilmesinin ve doğru hedef kitlesine ulaşma şansını inanılmaz derecede artırır.

Elsevier kendi sitesinde yenilikçi bir arama aracı sunmaktadır (Journal Finder). Yazarlar makale başlığı, kısa bir özet ve araştırma alanlarını girerek makaleleri için en uygun dergilerin listesini bulabilirler. Uygun bir derginin nasıl seçileceği hakkında daha detaylı olarak incelemek için  bkz. Knight ve Steinbach (2008).

Daha az deneyime sahip bazı araştırmacılar kimi zaman çalışmalarını iki ya da daha fazla dergiye aynı anda göndermektedirler. Tüm bilimsel dergilerin araştırma etik ve politikaları, yazarların makalelerini her seferinde sadece bir tane dergiye göndermelerini önerir. Aksi halde, yazarlar üniversite işvereni ve ilgili dergiler için mahcubiyet ve telif hakkı sorunlarına yol açabilir.

3. Hedef derginin amaç ve kapsam ve ayrıca yazar kılavuzunu dikkatli bir şekilde okuyun

Makalenizi dikkatli bir şekilde tekrar tekrar bir kaç kere okuduğunuzda, arkadaşlarınızdan geri bildirimler aldığınızda ve hedef dergiyi belirlediğinizde sonraki önemli aşama araştırma alanınızdaki dergilerin amaç ve kapsamlarını okumaktır. Böylelikle makalenizin yayınlanma şansını artıracaktır. Diğer bir önemli adım ise yazar kılavuzunu indirip iyice kavramaktır ve makalenizin uygun olduğundan emin olmaktır. Bazı yayıncılar, her beş makaleden biri şekil, tablo ve referanslar için stil ve format gereksinimlerini karşılamadığını bildirmiştir.

Reddedilme farklı aşamalarda ve farklı biçimlerde olabilir. Örneğin, eğer araştırma konunuz hedef derginin amaç ve kapsamı ile aynı çizgide olmazsa ya da bilimsel makale hedef derginin düzenine göre yapılandırılmamış ve şekillendirilmemişse ya da makaleniz hedef derginin yayın beklentilerini karşılayamıyorsa, makaleniz hakem incelemesine gönderilmeden editörden ret cevabı alabilir. Bu tür reddedilme yazarlar için ümit kırıcı olabilir. Değerli zamanlarını boşa harcadıklarını hissedebilirler ve hatta araştırma konularına olan heveslerini kaybedebilirler. Bu konu ile ilgili mevcut makalelere göz atabilirsiniz; Sun ve Linton (2014), Hierons (2016) ve Craig (2010).

4. Başlık ve özetiniz ile iyi bir ilk izlenim sergileyin

Başlık ve özet editörün ilk gördüğü ögeler olduğu için makalenin en önemli bileşenlerdir. Kendi makalelerimi gönderdiğim dergilerin editör ve hakemlerden ve akademik toplantılardaki birçok meslektaşın geri bildirimden aldığım ve öğrendiğim şeyler şunlardır:

  • Başlık, makalenin ana temasını özetlemelidir ve teoriye yaptığı katkıyı yansıtmalıdır.
  • Özet özenle hazırlanmalı ve çalışmanın amaç ve kapsamını (ele alınacak temel sorun ve teori, kullanılan yöntem, veriler, temel bulgular, sınırlamalar ve teori ve uygulama için çıkarımlar) içermelidir.

Dr. Angl Borja  “Bilimsel makale yapılandırma için editörlerin ciddiye aldığı 11 adım (11 steps to structuring a science paper editors will take seriously)” başlıklı yazısında bunlarla ilgili olarak daha detaylı bir şekilde açıklamıştır.

5. Ana metin, referanslar listesi, tablolar ve şekiller dahil olmak üzere, makaleniz için profesyonel bir düzenleme aracı (sadece düzeltme değil) edinin

Bilimsel bir yazının temel özelliği açıklıktır. Makalenizi yayına göndermeden önce yazıyı düzenlemek için profesyonel bir düzenleme firması şiddetle tavsiye edilir. Hakemli dergilere gönderilen bir bilimsel makale yayın kurulu tarafından hakem incelemesi için seçilmeden önce çok dikkatli bir şekilde incelenir. Elsevier tarafından paylaşılan bir istatistike göre, Elsevier dergilerine gönderilen makalelerin yüzde 30’u ile yüzde 50’si, hakemlik aşamasına ulaşmadan reddedilmektedir, bunun en önemli nedenlerinden biri makale dilinin zayıf olmasıdır. Uygun şekilde yazılmış, düzenlenmiş ve sunulmuş bir yazı, hatasız ve anlaşılır olacaktır ve yaptığınız işin yayıncılık dünyasında ciddiye alınmasını sağlayacak profesyonel bir imaj ortaya koyacaktır. Bazen hakemin isteği üzerine yapılan büyük düzeltmeler için makalenin tekrar en baştan düzeltilmesi ve gönderilmesine ihtiyaç duyulur.

Yazarlar makale düzenlemelerinin sonunda bazı önlemler alarak işlerini kolaylaştırabilirler. Bu önlemler içinde hatasız bir şekilde ve kelime kalabalığını (“burada belirtilmelidir ki…” ve “yazarlar inanıyor ki…” gibi gereksiz ve normatif açıklamalardan kaçınmayı) düzeltmek (proofreading) ve sadece yayınlanmak için her açıdan hazır olduğunda dergiye göndermek yer alır. Profesyonel metin düzenleme şirketleri yüksek ücretler alırlar ve makalenizde birden fazla düzenleme yapılması finansal açıdan uygun olmayacaktır. Microsoft Word ya da Grammarly gibi imla ve dil bilgisi denetleyicileri kullanmaya kesinlikle değer ancak uygun düzenlemenin yararları göz ardı edilemez. İçerik ve metin düzenlemeler arasındaki farklar hakkında daha fazla bilgi için Elsevier WebShop’taki yazıya göz atabilirsiniz.

6. Makaleniz ile birlikte bir ön yazı (cover letter) gönderin

Dergi editörü ya da genel yayın yönetmenine hitaben yazılmış ön yazıyı asla hafife almayın. Geçen yıl (2015) Boston’da bir konferansa katıldım. “Editörlerle tanış” oturumunda, bilimsel dergide yayın için yapılan birçok başvurunun ön yazı içermediği ortaya çıkmıştır. Ancak yenilenmiş ve ISI-indeksli Elsevier dergilerin editörleri, gönderilen ön yazının araştırma çalışmalarını gözden geçirmeye değer olduğuna editörleri ikna etmek için yazarlara önemli bir fırsat verdiğini öne sürdüler.

Bu yüzden ön yazının içeriği için zaman harcamaya değer. Bazı deneyimsiz araştırmacılar makalelerinin özetini ön yazı olarak gönderirler ki bu kaçınılması gereken bir uygulamadır. İyi bir ön yazı öncelikle makalenin ana temasını, ikinci olarak makalenin yeniliğini ve üçüncü olarak makalenin hedef dergi ile olan ilgisini tanımlamalıdır. Ön yazı olarak yarım sayfa yazılmasını öneririm. Daha da önemlisi makaleyi okuyan hakemler ve makalenin gönderilmesinden önce geri bildirim sağlayan arkadaşlar da ön yazıda bildirilmelidir.

7. Hakemlerin yorumlarını dikkatli bir şekilde ele alın 

Editörler ve genel yayın yönetmenleri genellikle bir makalenin kabulünü, hakem veya hakemlerin sunduğu tavsiyelere dayanarak bir “gözden geçirme ve yeniden gönderme”ye tabi olarak kabul eder. Bu gözden geçirmeler makalede büyük (major) ya da küçük (minor) değişiklikler gerektirebilir. Deneyimsiz araştırmacılar gözden geçirme sürecinin bir kaç ana yönünü anlamalıdırlar. Birincisi gözden geçirmeleri özenle ele almak önemlidir; ikincisi, hakemlerden alınan tüm yorumları eksiksiz bir şekilde ele alınmalıdır; üçüncüsü, gözden geçirilen makalenin dergi tarafından belirlenen zaman içerisinde gönderilmeli ve dördüncüsü de gözden geçirme süreci birden fazla tekrarı olabilir.

Gözden geçirme süreci iki ana doküman içerir. Birincisi hakemlerden alınan önerilerin ardından yapılan tüm değişikliklerin altını çizen gözden geçirilmiş makaledir. İkincisi, yazarların cevaplarını yani hakemlerin ve editörlerin tüm kaygılarını ele alındığını gösteren bir yazıdır. Bu iki doküman dikkatli bir şekilde hazırlanmalıdır. Makale yazarları hakemlerin yorumlarını kabul edebilir ya da aynı fikirde olmayabilir (genellikle uzlaşı tavsiye edilir) ve her zaman onların tavsiyelerini uygulamak zorunlu değildir ancak her iki durumda da gerekçeli bir yazı sunulmalıdır.

Sonuç

Bilimsel dergide yayın için gönderilen makalelerin sayıları giderek arttığı göz önüne alındığında, bir derginin makaleyi kabul etmesi için yeterince iyi bir makale hazırlama süreci göz korkutucu olabilir. Özel bölümler veya özel konular için kabul oranı yüzde 40’ın üzerinde iken yüksek etkili (high impact) dergiler, gönderilen makalelerin yüzde 10’un altında kısmını kabul etmektedirler. Araştırmacılar makalelerinin reddedilmesinden dolayı veya kabul edilmeden önce farklı bir dergiye göndermeleri için vazgeçmek zorunda kalabilirler.

Bu yazıda sunulan tavsiyeler detaylı değildir ve aynı zamanda uygulamaları da zor değildir. Bu öneriler için uygun dikkat, planlama ve dikkatli bir şekilde uygulama gerekir, ancak bununla birlikte, bu tavsiyeyi takiben doktora öğrencilerinin ve diğer akademisyenlerin çalışmalarının yayınlanma olasılığını artırmaya yardımcı olabilir ve bu da üretken, heyecan verici ve ödüllendirici bir akademik kariyere sahip olmanın anahtarıdır.


Bilimsel dergide yayın için diğer tavsiyeler

Bilimsel makaleye nasıl başlamanız hakkında bilgi edinmek isterseniz Bilimsel makale yazmadan önce yapılması gereken altı şey başlıklı yazıya göz atabilirsiniz.

Bilimsel makalerlerin reddedilme sebeplerini Elsevier’de bir uzman tarafından öğrenmek isterseniz Bilimsel makalelerin reddi neden olur? yazımı okuyabilirsiniz.

Ayrıca Elsevier’den Laura Mesquita tarafından önerilen yöntemleri uygulayarak doktora tezinizinizi bilimsel makaleye/makalelere dönüştürebilirsiniz.

Takipte Kalın!

Akademik Kariyer Hakkında Son Yazılardan Haberdar Olmak İçin Abone Olun!
Email
İsim
Secure and Spam free...

Bir cevap yazın